Akran Zorbalığı Nedir?

GÜVEN SAĞLIK GRUBU

Paylaş:

Akran Zorbalığı Nedir?

Çocukların birbirlerine karşı yaptıkları ve genellikle “çocukluk” olarak nitelendirilen; alay etmek, oyuna almamak, vurmak gibi eylemler aslında çocuğun, akran zorbalığı uyguladığının ya da zorbalığa mazur kaldığının göstergesi olabiliyor. Uzmanlar, psikolojik sorunların ortaya çıkmasında, çocukluk çağında yaşanılan akran zorbalığının da oldukça etkili olduğunu bildiriyor. Bu nedenle, ailelerin ve öğretmenlerin, akran zorbalığını çocukluğa özgü ve geçici bir durum olarak algılamamaları gerekiyor. Güven Çayyolu Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümünden Dr. Şebnem Gümüşçü, akran zorbalığı hakkında bilgi verdi.

Akran Zorbalığı Nedir?

İçindekiler

Akran zorbalığı nedir?

Akran zorbalığı, okul yaşantısı içinde bir öğrencinin/öğrencilerin bir başka öğrenciyi/öğrencileri, tekrarlayan aralıklarla olumsuz etkilere maruz bırakması olarak tanımlanmaktadır. Bu durum, hem zorbalığa uğrayan hem de zorbalık uygulayan çocuklar için olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Akran zorbalığında taraflar arasında “eşit olmayan güç ilişkisinin olması”, bu durumun “süreklilik” özelliği taşıması ve “kasıtlı” olarak yapılması söz konusudur.

Akran zorbalığının türleri nelerdir?

  • Fiziksel zorbalık: İtmek, dürtmek, tükürmek, vurmak, ısırmak, kulak çekmek, tekme atmak ya da çelme takmak, kesici veya delici aletlerle saldırmak, ateşli silahlarla korkutmak, arkadaşının oturacağı yere sivri bir cisim koymak gibi rahatsızlık edici hareketler, fiziksel zorbalığa örnek gösterilebilir.
  • Sözel zorbalık: Boy, kilo, diş yapısı, ten rengi gibi bedensel özelliklerle; gözlük, diş teli ve kıyafet gibi dış görünüşü etkileyen zorunluluklarla ve tercihlerle alay etmek sözel zorbalığa örnek olabilir. Ayrıca pelteklikle, kekemelikle, aksanla ya da şiveyle dalga geçmek, küçük düşürücü lakaplar takmak, kaba ve çirkin sözlerle hitap etmek, sözlü olarak tehditte bulunmak da sözel zorbalık olarak nitelendirilir.
  • Sosyal zorbalık: Zorbalığa maruz bırakılan öğrenciyi oyunlara almamak, görmezden gelmek, grup dışında bırakmak, diğer öğrencileri zorbalığa uğrayan öğrenciye karşı kışkırtmak, hakkında dedikodu yapmak ve söylenti çıkarmak, haksız şikayetlerde bulunmak, çeşitli yerlere çirkin yazılar yazmak gibi öğrencinin sosyal hayatını zorlaştıran yaklaşımlar sosyal zorbalık olarak adlandırılır.
  • Cinsel zorbalık: Cinsel amaçlı dokunmakelle ya da sözle sarkıntılık yapmak, cinsel çağrışımlı sözcükler kullanarak imalarda bulunmak, giysilerini kendi isteği dışında kaldırmak ya da çıkarmak, hakkında cinsel içerikli söylentiler yaymak gibi çocuğun utanç duymasına neden olacak davranışlar cinsel zorbalıktır.
  • Eşyalara zorbalık: Zorbalık yapılan öğrencinin eşyasını, yemeğini, parasını almak ya da çalmak, zorla bir şeyler ısmarlatmak, haraç almak ve eşyalarını izinsiz kullanmak gibi tutumlar örnek gösterilebilir.
  • Siber zorbalık: Bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla bireylerin, birbirlerine olumsuz yazılı ve görsel iletileri kasıtlı ve düzenli bir şekilde göndermeleri olarak nitelendirilir.

Akran zorbalığı hangi yaş grupları arasında görülür?

Akran zorbalığı, okul dışı ya da okul yolundan ziyade daha çok okul içinde meydana gelen bir davranıştır. Okulun büyüklüğü, bulunduğu bölge, öğrencilerin sosyoekonomik düzeyleri zorbalığın sıklığında herhangi bir farklılık yaratmamaktadır. Zorbalığa maruz kalma riski genellikle okulun ilk yıllarında görülürken, zorbalar ise çoğunlukla son sınıflarda bulunmaktadır. Daha küçük yaşta ve bedence zayıf çocuklar, zorba tarafından mağdur olarak seçilmektedir. Doğrudan fiziksel zorbalığa maruz kalma, genellikle erkek öğrencilerde görülmektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte zorbaca davranışlar, kız çocuklarında azalmakta; erkek çocuklarda ise fiziksel şiddet artmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan bir araştırma sonucunda akran zorbalığında en düşük oranların kızlarda yüzde 13 ve erkeklerde yüzde 28 ile Galler’de; en yüksek oranların ise kızlarda yüzde 67 ve erkeklerde yüzde 78 ile Grönland’da olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çalışma sonuçlarına göre en yaygın zorbalık türünün sözel zorbalık olduğu, bunu fiziksel zorbalığın takip ettiği, en az görülen zorbalık türünün ise “söylenti yayma” olduğu bildirilmiştir.

Genellikle hangi özelliklere sahip çocuklar akran zorbalığı yaparlar?

  • Ailesi ve çevresi sorunlu olan,
  • Zorbalık yaptığı çocuklardan daha güçlü ancak otokontrolleri daha düşük,
  • Hakimiyet ve baskı kurma ihtiyacı güçlü,
  • Öz saygısı düşük, empati yeteneği az,
  • Yetişkin rol modellerinden yoksun,
  • Kendilerine karşı bakışları olumlu,
  • Madde kullanımına ve küfürlü konuşmaya meyilli,
  • Yeme bozuklukları yaşayan,
  • Suça karışan (hırsızlık, silah taşıma, vandalizm)
  • Okuldan kaçan, kopya çeken,
  • Zorba arkadaşları olan,
  • İstismar sorunları yaşayan,
  • Ders başarısı düşük, okulu sevmeyen,
  • Kurallara uymayan,
  • Engellenmeye karşı düşük tolerans gösteren çocuklar akran zorbalığı yaparlar.

Çocuğun akran zorbalığı yapmasının sebepleri nelerdir?

Zorbalık üzerine yapılan araştırmaların öncüsü Psikolog Olweus, zorbalığa neden olan tepki örüntülerinin gelişiminde rol oynayan faktörleri açıklamıştır. Bu doğrultuda;

  • Erken çocukluk döneminde, ilk bakıcının çocuğa yaklaşımında duyarsızlık, içtenlikten yoksunluk ve ilgisizlik, çocuğun ileride zorbalık yapmasına neden olabilir.
  • Çocuğun ilk bakıcısının aşırı toleranslı ve hoşgörülü olması da zorbalığın sebepleri arasında gösterilebilir.
  • Ebeveynlerinin fiziksel cezalandırma, şiddet uygulama, duygusal patlama gibi güce dayalı disiplin teknikleri kullanması, zorbalık uygulayan çocukların ortak özelliklerindendir.
  • Çocuğun aktif ve çabuk öfkelenen bir mizaca sahip olması, sakin ve sıradan bir yapıya sahip olan çocuğa göre ileride daha saldırgan olma olasılığını artırmaktadır. Fakat bu faktörün etkisi, ilk iki faktörden daha azdır.

Aynı zamanda çocuğun fiziksel ve psikolojik faktörleri; ailesinden, okulundan ve çevresinden kaynaklanan durumları da akran zorbalığı yapmasının nedenleri arasında gösterilir. Bu nedenle sosyal becerilerden yoksun, güçlü duygularla baş etmede sorun yaşayan ve dürtüsel özellikleri olan çocuklar gözlenmeli ve olumsuz davranışları değiştirilerek yeni olumlu beceriler geliştirmeleri sağlanmalıdır.

Hangi özelliklere sahip çocuklar akran zorbalığına maruz kalır?

  • Öz güveni düşük, kaygılı, hassas ve sessizdirler.
  • Akranları tarafından beceriksiz, sıklıkla yardıma ihtiyaç duyan kişiler olarak görülürler.
  • Kendilerini başarısız ve utangaç olarak algılarlar.
  • Diğer çocuklara göre iletişim başlatmakta daha zayıftırlar.
  • Çoğunlukla pasif ve itaatkardırlar.
  • Haklarını aramak ve savunmak konusunda başarısızlardır.
  • Genellikle ağlama ve geri çekilme şeklinde tepkiler verirler.
  • Öz saygıları düşüktür.
  • Arkadaşları tarafından sıklıkla reddedilirler.
  • Arkadaş çevreleri geniş değildir.
  • Daha az sorumluluk veren ve daha az destekleyen ailelere sahiptirler.
  • Okula yönelik ilgileri ve başarıları düşüktür.
  • Fiziksel olarak zorbalardan daha zayıf ya da güçsüzdürler.
  • Diğer öğrencilere göre daha duyarlı, alıngan, barışçıl ve sakin yapıdadırlar.

Tüm bu özellikler çocuğun zorbalığa uğrama olasılığını artırmaktadır.

Akran zorbalığına uğrayan çocuklarda hangi davranış biçimleri gözlenir?

Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda kaygı, depresyon, uyuma güçlüğü ve kabus görme, yoğun korku, intihara eğilim gözlenebilir. Ayrıca yeme bozuklukları, başarısızlık, okula gitmede isteksizlik, dikkat eksikliği, aileden fazla para isteme hatta çalma, kendini güvende hissetme ya da savunma ve intikam alma gibi nedenlerle okula silah getirme gibi davranış biçimleri ortaya çıkabilir.

Aileler, çocuklarının akran zorbalığına uğradıklarını nasıl anlayabilirler?

Aileler, çocuklarındaki farklılıkları dikkatli bir şekilde gözlemelidir. Olumsuz değişiklikleri fark edip gerektiğinde profesyonel yardım almaya çalışmalıdır.

Çocuğun, akran zorbalığı yaptığı nasıl anlaşılır?

Çocuğun; agresif olması, diğer çocuklara sert davranması ve onlarla dalga geçmesi, manipüle edip baskı kurması zorbaca davrandığını anlamak için ipuçları olabilir. Ayrıca çocuğun, sosyal statüye ve popülerliğe aşırı önem vermesi, bilgisayarda çok fazla zaman geçirmesi zorbalığı işaret eden davranış biçimleri olarak gösterilebilir.

Çocukların, arkadaşları hakkında konuşurken aşağılayıcı ifadeler kullanması ve onlara lakaplar takması da ailelerin ve öğretmenlerin akran zorbalığını anlamalarına yardımcı olabilir. Aynı zamanda okul yetkilileri tarafından aileye; çocuklarının, sosyal ilişkilerinde zarar verici bir tutum içerisinde olduğuna dair uyarı gelmesi, çocuğun zorbaca davranma ihtimalinin çok yüksek olduğunu göstermektedir.

Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda ileriye dönük hangi psikolojik sorunlar ortaya çıkar?

Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda ileriye dönük;

  • Karşı cinsle sağlıklı ilişki kurmakta ve sürdürmekte problemler,
  • Başka suçlara karışma ve mahkum olma,
  • Yüksek düzeyde depresyon,
  • Olumsuz bir benlik kavramı,
  • Bir kuşaktan diğerine aktarılma ve kurban olma gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Ayrıca genetik bir eğilim olarak küçük beden yapısına ve aşırı koruyucu ebeveynlere sahip olmak, olumsuz koşulları içselleştirmek gibi özellikler kuşaklar arasında geçişlilik gösterebilir.

Akran zorbalığına uğrayan ve zorbalık yapan çocukların ailelerine ve öğretmenlerine düşen görevler nelerdir?

Aileler için öneriler:

  1. Aileler; çocuklarının, arkadaşlarına göre daha popüler olması arzularını, çocuklarına yansıtmaktan kaçınmalıdır.
  2. Aileler, çocuklarına kaliteli zaman ayırmalı; zorbalık davranışlarına karşı dikkatli ve ilgili olmalıdır.
  3. Belli zaman dilimleri içerisinde çocuklarına, onları üzen veya kızdıran arkadaşları olup olmadığını ve bu durumun nasıl gerçekleştiğini sormalılardır. Ailelerin bu tutumu çocuklarının zorbalığa maruz kalmasını veya zorbalık yapmasını önlemede faydalı olacaktır.
  4. Çocuğu zorbalığa karışan aile; öncelikle çocuğunu dikkatlice dinlemeli, ona nasıl yardım edebileceği üzerine düşünmeli, okul ile iş birliği yapmalıdır.
  5. Zorba ve kurban olan öğrencilerin aileleri, durumu tartışmak yerine çocukların duygularını ve hissettiklerini anlamaya çalışmalıdır.
  6. Zorbalığın nerede ve nasıl ortaya çıktığını öğrenmek, ailelerin yapması gerekenler arasındadır. Bu nedenle aileler, çocuklarını takip etmelidir.


Öğretmenler için öneriler:

  • Zorbalıkla uğraşmanın ilk amacı zorbalığı durdurmaktır. Bu yüzden öğretmen, sesiz kalmamalı, hemen harekete geçmelidir.
  • Tipik bir mağdur endişeli, güvensiz bir öğrencidir ve ilgi merkezi olmaktan hoşlanmaz. Maruz kaldığı zorbaca davranışları büyüklere anlatırsa, zorbaların intikam alacağından korkar. Öğretmenler, mağdurla konuşurken ona bir zarar gelmeyeceğinin garantisi vermelidir.
  • Zorbalığa maruz kalan çocuk; konuştuğu yetişkine güvenmeli, daha fazla tehlikeli durumla karşılaşmayacağından emin olmalıdır.
  • Pek çok zorba, oldukça dayanıklı ve güvenli olmalarının yanı sıra, kendilerini zor durumlardan kurtarmakta ustadır. Bu durum öğretmenin de zorbayı sınamakta ustalaşmasını gerekli kılmaktadır.
  • Öğretmenler, “şaka olmayan şakalara” dikkat etmelidir. “Sadece şakaydı!” öğrenciler tarafından sık kullanılan bir bahanedir. Sınıf ortamında tüm öğrencilerin gülmediği şakalar, zorbalığa maruz kalan çocuğa yönelik olabilir.
  • Herkesin oynamadığı oyunlara dikkat edilmelidir. Bazen zorba, “Oynuyorduk” der ama aslında oyuna zor kullanarak girmiştir. Zorbalık yapan çocukla konuşulmalı ve bu durumun bir oyun olmadığı belirtilmelidir.
  • Zorbalığa maruz kalan çocuk, merdivenden yuvarlanabilir ve bu olay zorba tarafından sadece “Kaza” olarak açıklanabilir. Bu nedenle yanlışlıkla olmayan kazalara karşı uyanık olunmalıdır.
  • Başkasının eşyasını alan öğrenciler genellikle “Buldum” gibi bir bahane sunarlar. Bulunan eşya, kayıp dolabına verilir; kullanılmaz, saklanmaz. “Ödünç almıştım!” gibi bir bahaneye ise “Kimden?” diye sormak gerekir. “Ortada bir problem yok!” diye bir savunma yapan zorbaya, durumun problemli olduğu açıkça anlatılmalıdır.

Covid-19 nedeniyle uzun süredir sosyalleşmeyen çocukların yeniden okula dönme süreçlerinde akran zorbalığının daha fazla görüleceği ile ilgili bir öngörünüz var mı?

Pandemi nedeniyle uzaktan eğitim sürecine giren çoğu çocuk, arkadaşları ile birlikte olmayı özledi. Çocuklar, uzaktan eğitime devam ederken aynı zamanda da arkadaş grupları ile görüntülü konuşarak, oyun oynayarak sosyalleşmeye çalıştılar. Tabii ki bilgisayar oyunları ve çevrim içi paylaşımlar, yüz yüze gerçekleştirilen faaliyetlerin yerini alamadı. Okuldan uzak kalan çocukların, yeni eğitim öğretim yılında, beraber olmanın heyecanı ve sevincinin etkisiyle birbirlerine karşı daha pozitif ve empatik davranışlar sergileyeceği mümkün görünmektedir.

Öğretmenler ise pandemi sürecinde sağlık sorunları ya da kayıp yaşamış olan çocukları daha dikkatle gözlemeleri, olumlu rol model olmaları ve onları anlamaya çalışmalıdır. Öğretmenlerin, velilerle iletişimlerini güçlendirmeleri de bu dönemin sağlıklı yönetilmesi için oldukça önemlidir.

Sağlık Rehberi

Sağlık rehberimizden içerikler görüntüleyin.

Haber Bültenimize üye olun.

Periyodik olarak haber bültenimizi size ulaştıralım.

...

Nesilden nesile hayat bize GÜVEN diyor.


Güven Hastanesi hizmet standartları ile JCI tarafından akredite edilmiştir. JCI şikayet bildirimlerinizi buraya tıklayarak yapabilirsiniz.

Kişisel verilerin korunması ve işlenmesi politikalarına ilişkin aydınlatma metnimize buradan kişisel veri işleme envanteri ve kişisel verilerin korunması politikamıza ise buradan ulaşabilirsiniz.